Bakırköy Belediye Meclisi karar aldı
KADIN SIĞINMA EVİ YAPILACAK

Bakırköy Belediye Meclisi’nin Ağustos ayı oturumunda Bakırköy Belediye Meclisi üyesi CHP’li Yurdanur Kırıcı kadın koruma evi yapılması ile ilgili verilen önerge hakkında yaptığı konuşmanın bazı satır başlarına Adalet ve Kalkınma partisi meclis üyelerinden itiraz geldi.
Yurdanur Kırıcı’nın mecliste yaptığı konuşmanın tam metnini aşağıda bulacaksınız.

Sayın Başkan, değerli meclis üyesi arkadaşlarım,
Biz 2006’da Kadın Meclisi’ni kurduğumuz 8 Mart gününden beri Bakırköy’de bir Kadın Konuk Evi açılmasını istedik. Ancak karşımıza hep bir takım engeller çıktı. Şimdi bir sığınma evini (Bazıları bu sözden hoşlanmasa da asıl gerçek bu) Bakırköy’e kazandırıyor olmaktan büyük mutluluk duyacağımızı belirtmek istiyorum. Başbakanımız sığınma sözcüğünden dahatsız oluyor ve kadın-erkek eşitliğine inanmıyor. 134 ülkeyi kapsayan Dünya Ekonomik Formu’nun Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’nda Türkiye kadın-erkek eşitsizliği sıralamasında129. sırada yer alıyor. Aynı raporda İran 128., Suudi Arabistan 130. sırayı tutuyor.  Kadın-erkek eşitsizliği denildiğinde dünyada bizden beter Benin haricinde hepsi islam ülkesi 5 ülke var. Onlar da, Suudi Arabistan, Benin, Pakistan, Çad ve Yemen. Başbakan kadın-erkek eşitliğine inanmıyor. İnansaydı eğer, mecliste kadınların oranı %9, bakanlıkların sadece %2 si kadın, kadın belediye başkanlarının oranı %1’den daha az olmazdı. 155 vali arasında tek bir kadın vali olurdu. Kadınların iş gücüne katılımı sürekli azalıyor. Kadınların %75’i iş gücüne katılmıyor. Kadınlar siyasi partilerin azınlık koridorlarında bekletiliyor, kota ile kadınlar aşağılanıyor.
Başbakan kadın-erkek eşitliğine inanmıyor. Ama kadına karşı şiddet sürekli artıyor. Kırsalda kadınların %43’ü, kentlerde ise kadınların %38’i şiddet görüyor. Yandaş televizyonda oturup kreşler kötüleniyor. Kadın en az üç çocuk doğursun, oturup evde çocuk büyütsün isteniyor.  Kadına karşi şiddet giderek artıyor, tırmanıyor. Dünya nüfusunun %52’sini oluşturan kadınlar haberlerin sadece %21’inde yer alıyor. Ya 3. sayfa acılarında yada yada arka sayfa güzelleri olarak. 3. sayfalar kadın acıları ile dolu, hepsi mahçup çoğu masum, hepsi intiharlarla boyanmış, genç kızlık düşlerini bulanık akan derelerde, kerpiç damlı evin tavanında, tarım ilacının şişesinde sonlandırmış. Annelerin gizli gizli ağladığı, sığınma evlerinden kaçıp sığınacak yer arayan kadınlar, kızlar, çocuk yaşta tecavüze uğrayanlar, zorla intihara sürüklenen küçük gelinler, radyodan türkü istedi diye sokak ortasında öldürülen 14 yaşındaki çocuklar, çalıştığı tarlanın sahibinin tecavüzüne uğrayan 14 yaşındaki çocuğu aynı tarlanın kenarında zehirli pide ile öldüren aileler!, geceler boyu yediği dayaktan kurtulmak için polise sığınan ama yine dayakçı kocaya teslim edilen kadınlar, karnındaki çocuğu ile taşlanarak öldürülen kadınlar, “Namus”, olmadı “Töre” adı altında babasının tüfeği ile sokak ortasında abisinin, kardeşinin kurşunlarıyla hastane yatağında öldürülen kadınlar. Ruh sağlığı, beden sağlığı bozulan kadınlar. Bu kadınlar şiddetin en koyusunu yaşıyor ve sığınacak bir yer arıyor.
Haberlerin dünyaya ayna tuttuğu söylenir. Bu haberler de bizlere birşeyler söylüyor. Bu kadınlar neredeler, bu kadınlar yanı başımızdalar. Bu kadınlar insanlığımızdan sığınma hakkı istemekteler. Hem de çığlık çığlığa.
Bakırköy Kadın Sığınma Evi-Bakırköy Kadın Konuk Evi artık ülkemizde büyük bir buzdağına dönüşmüş kadına karşı şiddet sorununa elbette çözüm olma noktasında yetersiz kalacaktır. Buz dağının sadece görünürdeki kısmına çözüm olabilen sığınma evlerinden biri olarak bu büyük soruna dikkat çekecek ve çözüm için bir nebze de olsa katkı sunacaktır.
Komisyon üyesi olarak bu kararı almaktan mutluluk duyduğumu belirtir, sizlere saygılarımı sunarım.

Resmi büyütmek için tıklayınız
Pencereyi Kapatmak için Tıklayınız...